Mikrobiyal Gübre

14182270_599714783543893_93749456_nBitkisel ve hayvansal besinlerin esas kaynağı olan toprağın verim gücünü en yüksek seviyeye ulaştırabilmek, fiziksel ve kültürel işlemlerin yanısıra, bitki besin maddelerini dengeli ve yeterli seviyede toprakta bulundurmakla mümkündür. Herhangi bir yolla toprağa dahil olan maddelerin parçalanmasında ve dolayısıyla besin elementlerinin döngüsünden sorumlu olan toprak mikroorganizmaları, toprakta meydana gelen pek çok kimyasal değişimin içinde aktif rol alır. Bunlardan mikoriza mantarları, bazı mineral besin maddelerinin yarayışlılığını arttırırken, toprakta serbest olarak azot tespit eden azoto bakteri de toprak havasında gaz halinde bulunan azotu, bitkilerin gelişmesi için bitki köklerinin kullanabilecekleri çözünebilir azotlu bileşikler haline dönüştürürler.

Toprak verimliliğini arttıran ve bitki gelişimine katkıda bulunan bu tip mikroorganizmalar, biyo gübreler olarak adlandırılıp, tarımda mikrobiyal aşı materyallerinin hazırlanmasında kullanılırlar. Bu besin maddelerinde azot, ürün verimini sınırlayan önemli elementlerden biridir. Bu nedenle azotlu gübrelerin dünyadaki üretim ve kullanımı diğer bitki besin maddelerini kapsayan gübrelere nazaran çok daha fazladır. Ancak buna rağmen amonyum nitrat, amonyum sülfat ve üre gibi azotlu gübrelerin üretimi, bitkilerle topraktan kaldırılan azot miktarını karşılamaktan uzaktır. Aradaki fark azot tespiti dediğimiz havadaki serbest azotun toprağa kazandırılmasıyla karşılanır. Bu yolla, yani havadaki azotun tespit edilmesiyle dünyadaki azot kazancının 90 milyon ton olduğu tahmin edilmektedir. Bu, doğada insanların yararına oluşan en önemli ve dikkat çekici olaylardandır. Ve bu olay mikroorganizma dediğimiz canlılar ile gerçekleşmektedir.

Toprakta biyolojik azot tespitini gerçekleştiren mikroorganizmalar ya toprakta serbest yaşayarak ya da herhangi bir baklagille ortak yaşayarak havadaki azotu tespit ederler ve bitkiye verirler. Tespit ettikleri azot miktarının fazlalığı ve tanınma kolaylıkları bakımından, baklagil bitkileriyle ortak yaşayan mikroorganizmalar ülkemizde oldukça yoğundur.

Baklagil bitkileri havadaki azotu kendi başlarına kullanmazlar. Azotun tespiti ortak yaşama sonucu baklagillerin köklerinde oluşan, nodozite adı verilen yumrucuklar içinde yaşayan mikroorganizmalar sayesinde gerçekleşir. Bu yüzden havadaki serbest azottan yararlanmak için baklagil bitkileri ekilirken, bu canlıların toprakta bulunması, eğer yoksa tohumların bu canlılar ile hazırlanan mikrobiyal gübre veya nodozite bakteri kültürü dediğimiz maddeler ile kaplanması gerekir ki bu işleme aşılama denir.

Baklagillerin aşılanarak ekilmesiyle önemli miktarda azot kazancı sağlanabilir. Yapılan çalışmalara göre bu kazanç, ortalama olarak yılda dekara yoncayla 24 kg, mercimekle 13 kg, fiğle 10 kg, bezelyeyle 9 kg, soya fasulyesiyle 7 kg kadardır. Bu azot kazancının gübre olarak değeri ekilen baklagilin cinsine bağlı olarak 33-114 kg arasında amonyum sülfata, 27-92 kg arasında amonyum nitrata eşdeğerdir.

Mikroorganizmaların kimyasal gübre ve pestisitlerin oluşturduğu problemleri çözmede alternatif olmaları nedeni ile tarımda kullanılmaları oldukça yaygınlaşmıştır. Günümüzde toprak verimliliğini arttıran ve bitki gelişime katkıda bulunan çok çeşitli mikrobiyal kültürler ve aşılama materyallerini piyasada ticari olarak bulabilmekteyiz. Bununla birlikte ülkemiz şartlarına uygun ve denenmiş ürünlerin tercih edilmesi çiftçimizin yararına olur.